Üniversite ve Gelecek

Sabah saatlerinde haberleri dinlemek gibi bir alışkanlığım yoktur, baya bir zamandır haber sitelerini de takip etmeyi bıraktım.

Nedeni ise haber sitelerinde devamlı olarak verilen olumsuz haberlerin insan psikolojisini kötü etkilediğini ve bu olayların etkisinde kalarak çevresine bakış açısının ve insanlara davranış biçiminin değiştiğini inanıyorum.

Şimdi nereden geldin bu konuya dediğinizi duyar gibiyim eskileri tabiri ile yazıya kitabın ortasında yazılması gereken bir girişle başlamış gibi oldum beni takip eden dostlarım yazılarımı genellik muhabbet tarzında yazdığımı bildikleri için pek şaşırdıklarını sanmam hatta şu an konudan koptuğumu ve konudan konuya atlıyor gibi olduğumun farkına yine vardım.

Tamamen konudan kopmadan gelelim asıl konumuza sabahları sırf kafam dağılsın diyerek dedikodu programı izliyorum ama nereden bilecektim program dedikodu programı haber karışımı bir programmış ve Çapa Tıp fakültesine yapılan bir rüşvet operasyonunun haberi vardı tabi programın formatı nedeni ile rüşvet operasyonunun arkasındaki sosyal medyada ünlü olan bir kişi ile ilgili kısmı ile ilgilendiler.

O konu bizi ilgilendiren bir konu olmadığı için dedikodu kısmını bir kenara atarak asıl konumuza devam edelim.

Uzun süredir Üniversiteler hakkında bir yazı yazmak gibi bir düşüncem vardı aslında, hatta bir başlangıç olarak ilk siz değerli takipçilerimin görüşlerini öğrenebilmek için birkaç soru sormuştum.

Üniversitelerin ülkemizin geleceğine ve bilime katkıları nelerdir, ve ülkemizin dünya üzerindeki etkilerini belirleyici faktörler arasındalar mı?

Aslında bu yazı dizimin girişi sayılabilecek bu yazımda Türkiye’de bulunan bir üniversite üzerinden isim vermeden sizlere içeride olup bitenlerden az da olsa bahsetmeye çalışacağım daha sonraki bölümlerde ise bu konuları başlıklar halinde ele almak istiyorum.

Bu kısıma kadar olan bölümü yazalı tam bir hafta oldu sayılır ve devamlı erteliyorum nedeni ise yazıp yamamak arasında arafta kaldığım için aslında yazacağım konulardan bir şeylerin değişmeyeceğini çok iyi biliyorum nedeni ise ne siyasi neden başka bir şey en büyük nedeni eğitim aslında ve bencillik egoistlik.

Üniversitelerimize Rektörler dönemlerin Hükümetler ve Cumhurbaşkanı tarafından atandıklarına bakmayın alt kademe yönetimler hiçbir zaman değişmiyor sadece maskeleri değişen kişiler tarafından yönetilmekteler ve aslada değiştirilemeyen bir yapıya sahipler

Bilimsel olarak her öğretim görevlisi kendi siyasi görüşüne sahip doktora öğrencileri kabul etmekte, idari yönden yöneticilerde ne yazık ki kendi ceplerini dolduran kişilere iş vermekte aslına bakarsan Üniversitelerin asıl sahipleri olan öğrencileri ve asıl hedef olan Bilimi düşünen çok az insan bulunmaktadır.

Çocuğumuzun geleceği için yıllarca çalışıp çabalayarak kazanmasını istediğimiz büyük isime sahip üniversite aslında içine girdikçe hiçte beklediğimiz gibi çıkmayabiliyor.

Peki yıllarca kollayıp, koruduğumuz, canımızdan çok sevdiğimiz çocuğumuza gönderdiğimiz üniversitede ne kadar önem veriliyor?

Şimdi burada üniversitenin eğitim düzeyi yada öğretim görevlilerinin yeterliliğinden bahsetmek değil amacım, üniversitenin yönetim şekli, sizlere örneklemeler üzerinden anlatmak istiyorum;

Çocuğunuzu kazandığı üniversitenin yurduna yerleştirdiniz ve çocuğunuz sizden ayrı, anne, baba, olmadan ilk defa bir gurbette tek başına, geleceğini kurtarmak, ülkenin geleceğine yön vermesi ve bilim adamı olması için yerleştiriyorsunuz, aradan bir kaç ay sonra bir duyuyorsunuz ki çocuğunuz yurttan çıkartılmış ve ne yaparsanız yapın diyerek yurtlar boşaltılmış, öğrenciler sokaklara terk edilmiş, sözde yardım etmek adına özel yurtlarla anlaşılıp yüksek ücretlere kalabilirsiniz diyerek, yardım ettiklerini böbürlenerek anlattıklarını aynı zamanda, okula gelirken bizim yurda güvenerek mi geldiniz kardeşim şeklinde konuşulduğunu duysanız ne yapardınız?

Okuyanların yok artık dediklerini duyar gibiyim şimdiden, evet bende duyduğumda yok artık demiştim ama ne yazık ki tam olarak var böyle bir olay ve kimsenin sesi çıkmadığı için yine unutulup gitti.

Haydi bu olur biter, olmuştur bir hatadır geçmiştir diyelim, bir üniversite düşünelim hayal edelim ediyorum ve görelim;

Ne güzel bir hayal değil mi çocuğumuzun böylesine güzel bir üniversitede okuyor olması, peki bizim ülkemizde gerçek olmasın bu hayal, aslında ülkemizde kampüs hayatı yönünden çok güzel üniversitelerimizde var fakat bizim ele aldığımız kendisini değiştirmeyen sözde köklü üniversitelerimiz.

Daha yazdıkça yazasım geliyor ve kendimi alamıyorum ve uzamaya devam edecek yazı, aslında sayfalarca devam ederim de, benimde kötü alışkanlığım olduğu gibi hepimizin ortak kötü alışkanlıklarımız uzun yazıları okumayı sevmiyoruz toplum olarak ve çabuk sıkılıyoruz, bu nedenle devamını 3. yazımda getireyim istedim. Bu şekilde güzel bir yazı dizisi olmuş olur belkide.

Bir önceki yazımız olan İnsan Olma Çabası başlıklı makalemizde çocuk, hikaye ve insan hakkında bilgiler verilmektedir.

Yazıyı Değerlendir
[Değerlendirme: 0 Ortalama 0]

3 Comments

  1. Gülçin gazidemir
    • Kirli
      • Kirli

Yorumlarınız benim için değerli

%d blogcu bunu beğendi: