UĞRAŞMAK BOŞUNA MI?

Yine iç karartıcı bir başlık ve yine sanırım umutların tükendiğinin göstergesi olan bir serzeniş boşunamı uğraşıyoruz?

Gördüğümüz ve yaşadığımız olayları gözden geçirince insan bir umutsuzluğa kapılmıyor değil, acaba bir gün düzelir mi diye umut ettiğimiz sorunlar aslında hiç bir zaman düzelmiyor, sadece üstündeki örtünün rengi değiştiriliyor ve bu örtü değişikliğinden dolayı da üst birimler sorunların yok olduğunu zannediyorlar ve gelen şikayetlere biz o sorunları düzelttik işte diyerek geçiştiriyorlar yada bitiriyorlar, kendilerinden birilerine zarar geldiği zaman, sorunun üstüne düşüyorlar ama nafile alt tabakadaki insanlar yine sadece örtüyü değiştiriyorlar sorunu yine yok ettik diyerek bu şekilde devam ediyorlar.

Bu gelenek Türkiye Cumhuriyeti kuruluşundan hatta Osmanlı İmparatorluğunun kuruluşundan bu yana devam etmekte olduğundan artık devletimizin ne yazık ki bütün birimlerinde bu tip sorunlar almış başını gidiyor ve bu örtüler o kadar üst üste atılmış ki artık sorunun asıl temeline inmek imkansız hale gelmiş.

Yani, asla bitirilemez bu sorunlar, yok edilemez diyerek, hemen umutsuzluğa kapılmayalım yada birilerini suçlamayalım aslında hepimiz suçluyuz, bu sorun bir siyasal görüşün yada bir akımın değil, aslında bu sorun kaç yüz bin yıllık bir toplum sorunumuz, iktidarlar kim olursa olsun aslında değişen bir şey olmuyor, sadece kumaşı örten insanlar değişiyor, ve kumaşın markası değişiyor, yoksa sorunu sarmalama yolu aynı aslında.

Peki çözüm yok mu? Tabiki var, çözüm bu sorunların olduğunu fark ettiğimiz yerleri komple ateşe vermek! aman sakın hemen yanlış anlamayın toplumsal bir isyandan bahsetmiyorum, bu sorunların olduğu yerdeki bütün yönetim kadrosunu yenileyerek devlete, millete, vatana liyakatı olan kişileri buraya getirerek kurum içi ve kurum dışı denetimleri tam ve yerinde yaparak iç denetim ile kurumu kendi içerisinde, dış denetimle de kurumun işleyişini ve kurum iç denetiminin çalışıp çalışmadığını denetleyebiliriz. Yani sorunların olduğu kumaş örtülü yerleri yakmak bir nevi yada kanserli organı kesip atmak diyebiliriz.

Tabi bu denetimleri yerinde zamanında ve adam gözetmeksizin yapılması şarttır, ayrıca BİMER harici kurumsal şikayetler için bir birim oluşturularak toplumdan gelen ve kurumların asıl muhatapları olan vatandaşlarımızın şikayetlerini kurum iç denetimi ile değilde kurumun asıl muhatabı gönüllü vatandaşlarımızdan oluşan gönüllü gizli denetmenlerle bu denetimleri ve sorunları araştırmak gerekecektir.

Bu yazı aslında bundan sonra anlatacağım hayal dünyasından oluşma hikayelerin bir başlangıcı diyebiliriz, hayal dünyamdaki ülkemde kurumlarımız ne hallerde görmeniz açısından çok önemli, mesela bir sonraki yazımdan bir spoiler vereyim. Ve bu spoiler ile sizlere veda edeyim unutmayın asla;

UMUTSUZLUK YOK ÇÖZÜM VAR EN BÜYÜK ÇÖZÜMDE İLK OLARAK BAŞKASINI ELEŞTİREREK DEĞİL KENDİMİZİ DÜZELTEREK BAŞLAR

Mustabanya ülkesinin büyük kendi olan iskanbuful’da bulunan dünyaca ünlü Komikzade üniversitesi bir şekilde mitoz bölünmeye uğrayarak ikiye bölünüyor ve ortaya ikinci bir üniversite çıkıyor aslında bu mitoz bölünmeden çıkan üniversitede adı ile şanı ile çok büyük bir üniversite olabilecekken Komikzade üniversitesinin üzerinde bulunan keneler kendilerinden ayrılan bu….

(Devamı diğer yazımızda)

Kimler Neler Demiş?

avatar
200
  Subscribe  
Bildir