Lunapark Üniversitesi Langırt Fakültesi

Lunaparklar’dan bahsedildiğinde hep aklımıza, dönme dolaplar kamikazeler, langırtlar, kasnak atma gibi bir çok eğlenceli oyuncaklar gelir.

Fakat hiç bir zaman bir lunapark üniversitesi kurulacağını ve buna bağlı langırt fakültesi açılacağı aklımıza gelmezdi.

Ne kadar eğlenceli bir üniversite olurdu değil mi?

Aslında bugünleri 1997 yılında Süleyman Demirel Üniversitesi öğretim görevlisi hocamız görmüş gibi bizlere Çocuklar öyle bir zaman gelecek ve o kadar fazla üniversite mezunu olacak ki, pazarlarda limon satan işletme fakültesi mezunları, kasaplar veteriner, otobüs şoförleri ise otomotiv mühendisi olacak derdi.

Tabi o dönemler de ironimi yapmıştı yoksa farklı bir anlam yükleyerek bunları bize anlatmıştı çözememiştim, fakat günümüzde açılan üniversite sayısını ve mezun olan öğrenci sayısını görünce, acaba  bugünleri görerek mi söylemişti diye düşünmekten alamıyor insan kendisini,

Fakat o kadarda değildir, bu kadar ileri görebileceğini sanmıyordum ama sanırım yanılmıştım günümüz üniversite ve mezun sayısını görünce, o dönemlerde kendisine haksızlık yaptığımı düşündüm.

Tabi bizim konumuz bunlar değil, çok eski meşhur üniversitemizden bahsetmeye devam ediyoruz, Lunapark üniversitesi evet yanlış okumadınız yılların ihtişamlı okulu lunapark üniversitesi haline gelmiş durumda.

Bir üniversite denilince aklımıza sosyal kültürel faaliyetler olarak ne gelir, futbol sahaları, basketbol alanları, bilimsel kulüpler, sosyal aktivite kulüpleri say say bitmez değil mi?

Peki kaçımızın aklına langırt, masa okeyi, basketbol atma makinesi gelir? sanırım bazı profesörlerimiz, üniversitelerde sosyal aktivite olayını, ailesinin dişinden tırnağından arttırarak çocuğuna  gönderdiği cebindeki üç kuruş parayı bu makinelere kaptırmasını sağlamak olarak biliyor yada sosyal aktivite asıl amacının ne olduğu yanlış anlatılmış olmalı ki yılların kampüsünü lunaparka çevirmekle meşgul.

Peki bu kadar köklü ve eski üniversitemizde bu makineler kurulurken sosyal aktivite alanları ne durumda? Futbol sahası kullanılamayacak atıl durumda, basketbol sahaları kırık dökük betonlar içerisinde, yerleşkeler içerisinde vakit geçirebileceği alanı olmayan bir üniversite yaratılmakta, 

Biz gençlerimizi bu köklü üniversitelere gönderirken, derslerine çalışması ve daha fazla sosyal aktivitelere katılarak kendisini geliştirmesi ve Ülkesine milletine bağlı, faydalı bir Gençlik yetişmesi için gönderdiğimiz halde, yerleşkelerde bir nevi kumar olan ve genç beyinlerimize hiç bir katkısı bulunmayıp aksine öğrencimizin cebine zararı olan bu makineler yerleşkelere yerleştirilerek neler amaçlanmaktadır bence bir araştırılmalı? 

Şimdi buradan bir yönetici nasıl olmalı dersi verecek değilim, ama okuduğunuz kadarı ile sanırım bir üniversite nasıl yönetilmemeli anlamışsınızdır.

Devlet büyüklerimiz sayın Cumhurbaşkanımız, ülkemizin teknolojik ve bilimsel olarak çağ atlaması için çalışırken, bizler üniversitelerimize langırt masaları koyarak acaba çocuklarımızın nelerle vakit geçirmelerini sağlıyoruz ve bilimden ne kadar çok uzaklaştırıyoruz?

Bizler çocuklarımıza;

Üniversiteleri, langırt masaları ile değil bilimsel araştırma kulüpleri, spor aktivite sahaları ve bakımlı yerleşkeler ile sevdirmek istiyoruz!

Bir önceki yazımız olan Gül kurusu, Aşk acısı başlıklı makalemizde aşk, gül ve şiir hakkında bilgiler verilmektedir.

Yazıyı Değerlendir
[Değerlendirme: 0 Ortalama 0]
Sending
User Review
5 (2 votes)

Yorumlarınız benim için değerli