Değişen dünya sistemine ayak uyduramayanlar yada aslında hızla akan zamanın gerisinde kalarak hala geçmiş yılların Türkiye’sine göre politikaları eleştirenlerle doldu taştı televizyonlarımız, geçmiş dönem siyasetçilerini geri kalmış eskimiş hatta pörsümüş parti liderlerini değiştirmek için yıllarca uğraş veren devlet sistemi tam bu eskimiş parti liderlerinden kurtulduğunun sevincini yaşarken, değişen vücutlarda değişmeyen beyinlerin ortaya çıktığının farkına vardı;

O kadar eskimiş bir partilerimiz ve onların liderlerinden kurtulduk ama hala değişen ve hızla akıp giden dünya politikalarına ve o politikalarda oynanan satranç oyunlarına ayak uyduramayan vücutları yenilenmiş ama beyinleri hala eski çalışan bir sürü işe yaramaz yorumculardan kurtulamadık nedense.

Orta zamanın hatta geçmiş zamanın dünyasına Ortadoğu’suna ve Türkiye’sine göre yorumlamalar yapmaktalar, ne kendilerini geliştiriyorlar, nede ileri görmeye çalışıyorlar, hala tutturmuşlar bir Ortadoğu projesi hayalleri ve onun geçmişinde olan çağda kalmış hesaplaşmalarda devam etmekteler. Gerçi hata kimin? sorusunu sormak gerekiyor tam bu noktada.

Bu soruya verilecek tek cevap bence; Tatbiki hata aslında devletin, nedeni ise bir türlü geliştiremediğimiz eğitim sistemi ve bu eğitim sisteminde yetişen insanlarımız, keşke her şeyden önce eğitim sistemimizde reformlar yapmış olsaydık, işte o zaman  bu yenilenmiş vücutlarda eskimiş beyinler yerine vücutlar gibi taze beyinlere sahip olurdu gelecek nesillerimiz, belki o zaman gerçekten ülkemizde strateji uzmanları ortaya çıkar ve gelecek Türkiye’nin inşasında faydalı olurlardı, Eğerki ülkenin gelişimine ve değişen zamana ayak uyduramıyor ve geçmişte kalıyorsanız susun ve izleyin hiç olmazsa zarar vermeyin….

Kendi halinde, yalnız bir başına dolaşırken susuz denizlerde boğulurken kelimelere sarılarak kurtulan garip bir insan