Bizim dostluk dediğimiz,ruhlarımızın beraber olmasını sağlayan bir rastlantı ya da zorunlulukla edindiğimiz yakınlıklarımızdır. Benim anlattığım dostlukta,  ruhlar o kadar derinden uyuşmuş, karışmış ve kaynaşmıştır ki, onları birleştiren dikiş silinmiş ve artık görünmez olmuştur. Onu ne için sevdiğimi bana söyletmek isterlerse bunu ancak şöyle anlatabilirim sanıyorum: çünkü o, o idi;  ben de bendim.

Ruhlarımız o kadar sıkı bir beraberlikle yürüdü,birbirini o kadar coşkun bir sevgiyle seyretti ve en gizli taraflarına kadar birbirine öylesine açıldılar ki ben onun ruhunu benimki kadar tanımakla kalmıyor, kendimden çok ona güvenecek hale geliyordum.

Sıradan dostlukları buna benzetmeye kalkışmayın; onları,hem de en iyilerini ben de herkes gibi iyi bilirim. O dostluklarda insanın dikkatli yürümesi gerekir. Aradaki bağ, Güvensizliğe hiç yer vermeyecek kadar düğümlenmiş değildir. Chilon ”dostunuzu birgün kendisinden nefret edecekmiş gibi sevin; ondan birgün kendisini sevecekmiş gibi nefret edin.

Yazan : montaigne

Kendi halinde, yalnız bir başına dolaşırken susuz denizlerde boğulurken kelimelere sarılarak kurtulan garip bir insan