Anne! Annem! Yine sensiz yine sessiz bir gün…

Annem

Ne güzel kelime, her anne dediğimde, her anneli şarkı geçtiğinde ağlardım ben, ya içime, ya dışıma, şimdi hiç ağlamıyorum anne.

Seni unuttum mu ben?

Seni sevmiyor muyum eskisi gibi?

Çok korkuyorum anne!

Seni unutmaktan çok korkuyorum.

O yüzden, tosbağa gibi sırtımda taşıyorum ilmek ilmek ördüğün el işlerini.

O yüzden aklımda, 14 sene boyunca her söylediğin, her yaptığın.

O yüzden, sana kızdığım, seni üzdüğüm her an için, acı çektim ben 10 sene boyunca.

Annem

Hem yazması güzel, hem söylemesi zevkli,

Bana duygusuz diyorlar anne, çok soğukmuşum, kimseyle içli dışlı olmuyormuşum.

Bilmiyorlar anne, benim içimde, dışımda seninle öldü.

Bilmiyorlar;

Hem anne, hem baba nasıl olunur, hem abi, hem abla, hem arkadaş nasıl olunur bilmiyorlar, hepsini bir arada kaybetmemişki kimse,

Beni anlamıyorlar.

Herkes beni 40 yaşında sanıyor anne, bilmiyorlar ki ben sen öldüğün günkü yaşımdan gün alıyorum, bilmiyorlar benim gerçek yaşımı, 40 diyorum inanmıyorlar, 64 diyorum acabalar sarıyor insanları.

Ortak bölene vuruyorum kendimi, 45 diyorum sen diyorum, anlıyorlar.

Özledim Anne!

Anne! Annem! Yine sensiz yine sessiz bir gün... 5 Anne! Annem! Yine sensiz yine sessiz bir gün... Anne! Annem! Yine sensiz yine sessiz bir gün...Her şey de biraz seni aradım, kokunu, sesini, bulamadım yok kimse sen değil.

Olamayacağını da biliyorum, şu an bunları yaşıyor oluşumun tek nedeni, olmamışlığın..

Biliyorum, olsan farklı olurdu, olsan benimle birlikte çok kişi huzurlu olurdu..

Sadece sana anlatırdım gün boyu başımdan geçenleri, bir tek ben değil ablalarım da..

Kimse saldırmazdı yokluğunun boşluğuyla canımı acıtanlara..

Başka evlerde başka yüzlerde aramazdık seni, olmadık yerlerde düşmezdi suratımız, ağlarken bulmazdık kendimizi sokaklarda.

Her çocuğu kıskanmazdık, en güzeli ablalarım anne olmayı hayal edebilirdi, ya da olsaydın inan olmazdı, sen varken hiç olmadı çünkü.

O kadar derin ki acım kapanmıyor, yaram hep pişmanlıklar, her şey de vicdan, ne zamana kadar süreceği bilinmeyen umutsuz umutlar, dualar,başlangıç ya da radikal kararlar..

Çocukluğumun anıları şu aralar tek aklımda olan, beraber yaptığımız her şey, parktan hastaneye kadar gittiğimiz her mekan.

Mutfağa girdiğimde, zamanında senin kullanmış olduğun malzemeleri görüyorum,

Dokunuyorum,

Belki onlarda kalmıştır, her yerde biraz bıraktığın o sıcak ruh..

Dokunuyorum..

Buluyorum, inanmasalar da sana ait olduğu belli çok asiller..

Biliyorum…

Duymuyorsun, görmüyorsun beni, bu cümleleri de..

Kim bilir belki var görüşmemizin bir imkanı, umarım vardır eğer varsa o görüştüğümüz gün istemediklerini yaptığımdan dolayı bana kızma olur mu? olmadığın için yaptım, olsan yapamazdım çünkü..

Canım annem!

Seni ölesiye çok seviyorum, inan ki göreceğimi bilsem her şeyden vazgecicem…

İnan yapacağım… o kadar cesurum!

Bakıyorum saat baya geç… akmış gitmiş, sensiz senelerde bekliyor böylece bizi…

Sensiz her şey çığırtkan bir sessiz!!!

Annesiz Anneler günü

Unutmak istediğim anneler günü, bir hafta önceden her yerde karşıma çıkan ‘anneyle hayat bambaşka’ tadındaki reklamların etkisiyle sinir harbi yaşamamak mümkün değildir.

Yıllardır içinde bulunduğum gün, yılın geri kalan günlerinde o hiç ölmemiş gibi yaparak, yakın zamanda yaşadığım bu kaybı bir nebze olsun hafifletmeye çalışıyorum.

Ama anneler gününün ticari bir güne dönüşmesinden dolayı, bir ay önceden başlayan reklamlar ısrarla unutmaya çalıştığım bu anıyı sürekli zihnimde canlı tutuyor.

Yıllardır o ölmemiş gibi yaşıyorum, ama bugün olmuyor, yapmam gereken şeyi biliyorum ama yapamıyorum.

Mezarına gidip bir çiçek bırakmam gerekiyor, belki ama giremiyorum o mezarlığa, yakınından dahi geçemiyorum, çünkü bu benim için bir kabulleniş olacak.

Ama o da anlıyordur beni, onu neden ziyaret edemediğimi, niye gidemediğimi…

Üzülmememi söylüyordur belki de ama ben onu duyamıyorum, onu duyabildiğim gün ondan binlerce kez özür dileyeceğimi de biliyordur.

Yapamıyorum anne!

Benim ona ne kadar çok bağlı olduğumu bilir ve asla üzülmemi istemez, ama ben yapamıyorum, gizli gizli ağlıyorum içime ve içim gözyaşlarımla doluyor yutkunamıyorum anne!

Gözlerimden yaşlar yerine kanlar akıyor, sırf sen üzülme diye, içimde saklıyorum gözyaşlarımı…

Her anneler gününde çocuklar annelerine hediyeler götürürken, gözyaşlarımda boğulurken, mutluluklarına bende ortak olmak istiyorum olamıyorum anne!

Seni çok özledim ANNE, seni kaybettiğim gün yok oldu benim mutluluklarım, sadece bir maske olarak kaldı gülümsemelerim…

Yapamıyorum ANNE sensiz anneler gününde mutlu olamıyorum diye ne olur üzülme ANNEM..

Bir önceki yazımız olan Uzaklaşan mesafelere Mektup yazmaya var mısın? başlıklı makalemizde gelenek, mektup ve nostalji hakkında bilgiler verilmektedir.

Yazıyı Değerlendir
[Değerlendirme: 1 Ortalama 5]

Yorumlarınız benim için değerli